Anasayfa / Altuğ (Darj) / Seni Unutmayacağız

Seni Unutmayacağız

Tüm zamanların en büyük devlet ve siyaset insanı Mustafa Kemal Atatürk’ ü 59 yıl önce kaybettik.

Yıldönümleri elbette ki çeşitli olayları, kişileri anımsamak ve anımsatmak için iyi birer vesile oluyor,

ancak bizlerin özellikle Atatürk’ ü, bu olağanüstü insanı hatırlamak için böyle günlere, haftalara

ihtiyacımız yok.Özgür yaşadığımız, gülebildiğimiz, konuşabildiğimiz ve insan olduğumuzu hissettiğimiz

her an onu düşünmemiz lazım.

Tanrı tüm insanlara çok değişik özellikler vermiş. Bu özellikleri çalışma ile geliştirebilme, şans ile

kullanabilme imkanını tanımış.İşte tanrının pek çok harika özellik ile donattığı Atatürk’ün yetenek, bilgi

ve deneyimlerini yüreği ile birleştirerek ulusumuz için kullanmış olması bizlerin ve insanlığın şansıdır.

Atatürk bir insandı, olması gerektiği gibi bir insandı. Onun da sevinçleri, üzüntüleri, sevgisi, dostluğu,

kırgınlığı, zaafları vardı. Sıradan milyonlarca insanda olduğu gibi, bunlar zaman zaman onun

duygularını etkiledi. Sonuçta belki de sağlığını ve hayatını kaybetti.

Büyük önderi içki sofraları , sevgileri ile, milli mücadeledeki silah arkadaşlarıyla olan ilişkileri ve

herkes gibi olan sıradan günlük yaşamı ile tanıyabilmek çok önemli.Atatürk günlük hayatında sıradan

olan bir insanın şartlar öngördüğü zaman olağanüstü bir lider, devlet adamı olabildiğinin çok güzel bir

örneğidir.Bir önceki nesil tarafından bizlere aktarılması gereken ve bizlerin de, sonraki nesillere,

çocuklarımıza anlatmak zorunda olduğumuz konu budur.Atatürk’ün tüm dostları, arkadaşları ve

kendisi için düşündükleri daima sıradan insanlar gibi, ancak, ülkesi ve insanları için istedikleri, layık

gördükleri, idealleri başka hiçbir insan tarafından düşünülemeyen seviyede olmuş. Bu da bir ulusun

tekrar yaşayabilmesine imkan sağlamış.Onu ve ideallerini en iyi şekilde anlayabilmek için, her

vatandaşın özellikle gençlerin mutlaka okumaları gereken kaynak büyük önderin 10. yıl nutkudur.

Atatürk 10. yıl nutkunu hazırlarken birkaç satırın altını çizmiştir. Belki de kendisi için çok önemli olan

bazı noktalara dikkatimizi çekmek istemiştir. Bunlardan bir tanesi ” Ne mutlu Türküm diyene ”

cümlesidir. Bu onun yüreğinde yaşattığı, olağanüstü gücünü aldığı son derece anlamlı bir kavramdır.

Yine nutkun taslak çalışmalarını yaptığı bir başka yerinde, Türk ulusunun ileride medeni uluslar

seviyesine mutlaka ulaşacağını, layık olduğu yere yükseleceğini belirttikten sonra aynen şunu

söylemiştir; ” İşte o zaman beni unutma “.Bu, o harika insanın Türk milletinden istediği tek vasiyettir.

Yaşamını, herşeyini verdiği ve baştan yarattığı bir millete, olmasını arzu ettiği, çok başarılı, mutlu,

refah içinde bir yaşam dilerken ve buna mutlaka ulaşacaklarını söylerken, kendisinin yaşamını adadığı

bir millete en önemli vasiyeti ve bizler için hissettiklerini en öz ve açık şekilde anlattığı ancak daha

sonra üzüntü duyduğu için nutuk metninden çıkarttığı bu birkaç sözcüktür.” İşte o zaman beni

unutma” Türkiye vatandaşları onun mükemmel vasiyetini daima hatırlayacaklar ve bu vasiyet sonsuza

dek sonraki nesillere gururla aktarılacaktır. Laik Türkiye Cumhuriyetini ilelebet korumanın belki de ilk

koşulu bu olacaktır.

Milletimiz, hangi refah ve kültür seviyesine yükselirse yükselsin onu unutmayacaktır. Çünkü, hiç bir

ulus bir tek insana böylesine borçlu değildir.

Hakkında admin

Bu Yazıyı Gördünüz mü?

Zamanlama Ne Denli Önemli

Yeryüzünde , milyarlarca insan binlerce değişik dili, on binlerce lehçeyi kullanarak biribirleri ile anlaşmaya çalışıyorlar. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir